Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı (TBAV) Türkiye genelindeki tüm barolara ve hukukçulara çağrıda bulunarak kamuoyunun dikkatine başlıklı bir basın açıklaması paylaştı.

Kamuoyunun Dikkatine
Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız hayatlarını, dinsizliğe, bağnazlığa, komünizm ve faşizm gibi sapkın ideolojilere, teröre, sevgisizliğe, kalitesizliğe, adaletsizliğe, hoşgörüsüzlüğe karşı fikri mücadeleyle geçiren kimselerdir. TBAV camiası tüm bunların olumsuz etkilerinin yeryüzünden silinmesi için dünya çapında kültürel faaliyetler yapmaktadır. TBAV camiasının bir araya gelmesi ve uzun yıllardır birlikte kültürel faaliyetlerde bulunmasının ana sebebi, özellikle 20. yüzyıldan itibaren etkili olan materyalizmin yol açtığı ahlaki dejenerasyon nedeniyle dünya çapında meydana gelen büyük tahribata karşı fikri mücadeledir.
Dünya çapında git gide şiddetlenen ahlaki dejenerasyon bilinçli bir politikanın eseridir. İnsanları güçsüzleştirmek ve kontrol altına almak için söz konusu politikayı üreten ve yöneten yapılanma İngiliz derin devleti’dir.. Bu hain yapılanma, Sayın Adnan Oktar’ın evrim teorisinin çöküşünü, ateist ve komünist ideolojilerin tehlikesini, terör örgütlerinin hangi güçler tarafından organize edildiğini dünyaya duyurmasından rahatsızlık duymaktadır. İslam’a zarar veren bağnaz anlayışı, bilimsel yaratılış delillerini, Müslümanların hayatlarında önemini yitiren Kuran-ı Kerim’e dönmeleri gerektiğini anlatması, yani ahlaki dejenerasyonu, adaletsizliği, fakirliği ve savaşları gidermeye yönelik çalışmalar yapması nedeniyle, İngiliz derin devleti uzun zamandan beridir Sayın Adnan Oktar’ı hedef almış durumdadır.

Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız hakkında yakın tarihte yargılaması başlayacak olan dosyanın yargılama makamlarını yanılmak suretiyle oluşturulmuş, ayarlanmış İngiliz derin devleti tarafından organize edilmiş çok ayaklı bir kumpasın parçası olduğunu düşünmekteyiz. Kumpas sonucu oluşan bu dosyada yaşanan hukuksuzluklar tüm Türkiye’yi yakından ilgilendirmelidir. Çünkü bunların sebepleri ve sonuçları sadece TBAV camiasını değil tüm Türkiye’yi etkileyecek niteliğe sahiptir.

Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımıza kurulan kumpasa 3 ana sebep yüzünden seyirci kalınmamalıdır.

Dosyada bugüne kadar en temel kişilik hakları bile herkesin gözleri önünde çiğnenmiştir. Kendi haline bırakıldığı takdirde bundan sonraki süreçte de bunun değişebileceği yönünde en küçük olumlu bir işaret gözükmemektedir.
Dosyada TCK ve CMK devre dışı bırakılmış gözükmektedir. Özellikle FETÖ’cü hukuk sisteminden tanıdığımız bu tür uygulamalarla hedeflenen Türkiye’yi hukuk devleti olmaktan uzaklaştırmaktır. Bu yolla devletin halk nezdinde hukuksuz bir yapılanma gibi algılanması hedeflenmektedir. Halk ve devlet arasındaki bağlar koparılmak istenmekte, halkın kendini güvende hissetmemesine çalışılmaktadır.
TBAV camiasına kumpas kuran karanlık güç yaklaşık 300 yıldır Müslüman Türklere karşı birçok saldırıda bulunmuş olan İngiliz derin devletidir. İngiliz derin devletinin hedefi sadece TBAV camiası değil, başta Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm Türk halkıdır.

Bugün Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın birçoğu tutuklu durumdadır. Komplocuların hedefleri büyük ölçüde tutmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımıza Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız tarafından dünya çapında verilen büyük destek önemli ölçüde kesintiye uğratılmıştır. Nitekim bu kesinti son seçimlerde süratle etkisini ciddi boyutta göstermiştir. Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın İslam’ı, Kuran ahlakını, Kuran mucizelerini bilimsel yaratılış delillerini, teröre karşı ilmi mücadele yöntemlerini, Atatürkçülüğü, kaliteyi, sevgiyi anlatan devletin tamamen ali menfaatlerine yönelik 1000’e yakın hukuka uygun içerikleri olan internet sitesi hukuka aykırı bir kararla kapatılmıştır.

Dolayısıyla hukuken ve vicdanen yapılması gerekenler açıktır. Söz konusu mağduriyetler mutlaka giderilmelidir. Türkiye’de görüşü ve inancı her ne olursa olsun herkesin Yargı karşısında eşit olduğu ve haklarının korunduğu açıkça gösterilmelidir. Bu oyun görmezden gelindiği, kabul edildiği takdirde bu belanın tüm Türkiye’yi yutacağını önceden hatırlatmamız gerekir.

Bu yazıdaki talebimiz yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi ve yenilerinin tekrarlanmaması için, kurmaca bir dava olduğu algısının kırılması için, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu tüm dost ve düşmanlara göstermek adına duruşmaları 17.09.2019 tarihinde Silivri’de başlayacak olan davamızdaki olan ve bu tarihten sonra yapılabilecek aleyhe haberlere itibar edilmemesi, hepsinin uydurma olduğunun ve somut delilleriyle karşı açıklamalarının olduğunun kesin olarak bilinmesi, vatanperver yerli ve milli insanlara sahip çıkılmasıdır. Hukuk sadece camiamıza değil herkese lazımdır.

Saygılarımızla bilginize sunarız.

Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir