Mücedeleci bir yaşamın 1 Kişilik Dev Kadro'ya Dönüşüm Hikayesi... | Yelpaze İstanbul
Ana Sayfa
Ana Sayfa >> Mücedeleci bir yaşamın 1 Kişilik Dev Kadro'ya Dönüşüm Hikayesi...14.06.2019 12:25

Mücedeleci bir yaşamın 1 Kişilik Dev Kadro'ya Dönüşüm Hikayesi...

Mücedeleci bir yaşamın 1 Kişilik Dev Kadro'ya Dönüşüm Hikayesi...


Evet herkesin yaşamı mutluluklar, paylaşımlar, hüsranlar, aldanışlar ve nice nice mücadelelerle dolu hikayeler barındırır içerisinde... Kimileri gemiyi sağ salim limana ulaştıran kaptanın başarısını yüceltirken, kimileri de geminin limana gelmeden önce kaptanın gemisini rotadan çıkarmadan engin denizlerde boğuşurken mücadelesini merak eder. Biz az sonra okuyacağınız yaşam hikayesinde bu mücadelenin merakını sizlerle paylaşacağız. Mücedeleci bir yaşamın "1 Kişilik Dev Kadro" NERMİN CERİ'ye Dönüşüm Hikayesini...


Bu haber 125 kez okundu.
30 Mart 1964 yılında Almanya’nın Opladen Şehrinde doğdu. İlk  Orta ve Lise 2  eğitimini Özel Çavuşoğlu Kolejinde, lise son sınıfı   Ataköy Lisesinde tamamlayarak 1982 yılında  mezun oldu. 11 yaşında başlayan fotoğrafçılık tutkusu ve Ajda Pekkan Hayranlığı hayatının rotasına yön verdi...
Ajda Pekkan hayranlığına ve gazeteci olmayı hedefleyen tutkusuna kilitlendi. Gazetecilik okumadı ancak o kadar çok gazeteci olmayı   istedi ki; bir gün şans eseri  Sabah Gazetesi muhabiri Yalçın Özmen’le tanıştı. 1986 yılında Yalçın Abi sayesinde  yeni kurulan Sabah gazetesinde Fehim Yener ve Ahmet Vardar’ın önderliğinde  ki  İstihbarat Servisinde muhabir olarak işe başladı. İlk görevi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi muhabirliği oldu. Ardından bu görevine Fatih Adliyesi eklendi. Haber yazmayı, hızlı  olay fotoğraf ları çekmeyi gazeteciliği döneminde öğrendi. İşe girişinin 4. ayında hastanenin Acil Servisinde çektiği bir fotoğraf  “İnsanlık Dışı Manzara” spotuyla Sürmanşete taşındı. Bu başarısından  sonra İlker Sarıer önderliğinde kurulan özel haberler biriminde ki görevine terfi etti.. Rana Doğruerle “Rana Pavyon’da” , “Rana Otostop’ta” gibi  farklılık yaratan cesur röpörtajlar da muhabirlik ve fotoğrafçılık yaptı.

Bomba İmha Uzmanlığından Ajda Pekkan'ın asistanlığına...
Gazeteden ayrıldıktan sonra 1991 yılında Atatürk Havalimanı Pan American Havayollarında(Daha sonra Delta Havayollarına satıldı) Güvenlik Görevlisi ve Bomba İmha Uzmanlığına başladı.
22 kişiden oluşan özel ekiple Atlanta’da verilen  özel eğitimden geçerek ICTS  (İnternational Consultants on Targeted Security)  sertifikasını alarak çalışmaya hak kazandı. Havaalanında çalıştığı dönemde hayatının hayaline ulaştı ve Ajda Pekkan ile tanıştı. Tanışma esnasında AjdaHanım’dan asistanlık teklifi geldi ve teklifi kabul etti. 6 yılın 4.5 yılında aynı anda hem Ajda Pekkan’la çalışarak hem de havayollarında çalışarak  geçirdi. Havayolları’nın Türkiye’de ki biriminin  kapanması kararı ile tazminatını alarak ayrıldı.
Ajda Pekkan ile çalıştığı dönemlerde kendisi gibi hayranlardan gelen mektupların cevaplanması ve hayranlara gönderilmesi adına Türkiye’de bir ilke imza attı. “POSTOFFİCE” adını verdiği bir merkez kurdu. Bu merkez hayranlardan gelen mektuplara sanatçılarının cevaben yazdıkları mektupları iletme görevini hayata geçirdi. Ajda Pekkan, Ebru Gündeş ve Serdar Ortaç hayranlarına ulaştı.

Bir döneme imza!
1996 yılında RAKS MÜZİK YAPIM kuruldu. Koral Sarıtaş’ın patronluğunda kurulan şirkete Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü görevine  getirildi. Ajda Pekkan’dan Bir STAR NASIL OLUNUR? BİR BASIN DANIŞMANININ GÖREVLERİ NELERDİR.? gibi işin püf noktalarını öğrendi ve Raks’ta ilk  no name sanatçısı Serdar Ortaç’la çalışmaya başladı.. Sonrasında sırasıyla Gülşen, Rafet El Roman, Sibel Can, Orhan Gencebay, Emirkan, Yıldız Kaplan, Fatih Erkoç, Zülfü Livaneli, Aylin Livaneli, Burcu Güneş, Demet Sağıroğlu, Ciguli  ve Seda Sayan gibi isimlerin Basın, İmaj  ve Sanatçı danışmanlıklarını yaptı.

İmaj; "Ruhun Ambalanmış Halidir"
İMAJ’ın sadece Saç ve Makyaj’dan ibaret olmadığını “RUHUN AMBALAJLANMIŞ HALİ “ olduğunu anlattı. Gülşen’e PİJAMA giydirerek,Orhan Gencebay’a 1930’LARIN BEYFENDİSİ  imajını formatlayarak  ve   ilk  sokak fotoğrafları  çekimlerini gerçekleştirerek ,Sibel Can ile “PADİŞAH “ albümünden “LALE DEVRİ”  albümüne kadar geçen  yıllar içerisinde  imajlarını fotoğraflarını çekerek devam ederken Seda Sayan’ın  “Var mısın” albümünde yeniden doğuşuna ve imajına imzasını atarak sektörde İMAJ’ın anlatımına  yeni bir boyut getirdi.
Ayrıca İmaj’ın “BEYİNLERE GİRMEK” olduğunu kendi tarzıyla sektöre gösterdi. Sibel Can ile 18 yıl, Orhan Gencebay ile 8 yıl, Seda Sayan’la 4.5 yıl  ile 25 yılın içerisinde en uzun çalıştığı sanatçıları oldu.

Yeni yaşama "MERHABA" diyebilmek
2007 yılında Meme Kanseri tanısını alınca çok sevdiği  işini stresten uzak yaşaması mecburiyetinden dolayı kendi arzusu ile bırakmak zorunda kaldı.  Yeni açılan penceresine “Merhaba” diyerek kanseri yenmeye konsantre oldu. Kemoterapi zamanında dökülen saçlarını kapatmak için aradığı şapkayı bulamayınca eksikliğini fark ettiği ürünü kendisi  düşündü, tasarladı ve üretip  kanser hastalarına sundu. Türkiye’de ilk kez %100 havlu, antibakteriyel ve kelliği kapatıcı, terlemeyi  gideren şapkasının patent haklarını aldı.

Kanserinden sonra gönüllü olarak STK’lar da çalıştı. İlk çalıştığı Pembe Güç Derneği için Kansere karşı toplumumuzu bilinçlendirmek adına başta Ebru Uygun, Burcu Kara, Oya Başar, Suzan Kardeş, Perihan Akı, Sema Denker ve Orhan Kılıç’ın  gönüllü olarak katıldıkları  toplumu bilinçlendirmeyi hedefleyen klibi Kanser Tanısı aldığı Medica Tıp Merkezinde kendi yönetmenliğinde çekti. Yıllarca sanatçıların klip çekimlerinde süpervizörlükler yaptığı için bu konunda da kendisini geliştirdi.
Pembe Hanım Kanserli Hasta ve Yakınlarıyla Dayanışma Derneğinde Başkan Yardımcısı olarak çalışmalarına devam etti.Yılda bir düzenlenen Haliç’te kürek çekme etkinliği olarak bilinen Dragon Festivalinde kendisi gibi kanseri yenenlerle  birlikte kürek çekti. Aynı derneğin temsilcilerinin de katılımıyla   gerçekleşen   Birleşmiş Milletler çatısı altında  ki  konferansa konuşmacı olarak katıldı.

Her satırı bir dönemin arşivi niteliğinde kitaplar...
2005 yılında “Kimler Geldi Kimler Geçti  bir Basın Danışmanının İç konuşmaları adlı kitabını Alfa Yayınlarından çıkarttı.
2018 Aralık ayının sonunda  Romans Yayınlarından
“1 Kişilik Dev Kadro ”adlı OTOBİYOGRAFİSİNİ  çıkarttı.
Kitabı piyasaya çıkışının 4. Ayın da 2 ödül birden aldı.
Hayatının bilinmeyenlerini, Ailesini, Mit görevlisi bir dedenin torunu olduğunu, Bomba Uzmanlığı tecrübelerini Sanatçıları ile yaşadıklarını  tüm gerçekliği, ve samimiyeti ile kaleme aldı.
Şu an halen İmaj  ve klip konusunda kendisine ulaşan Sanatçılara danışmanlık yapmakta.
Ayrıca Üniversitelerde PR, Basın Ve Halkla İlişkiler Televizyon okuyan öğrencilerle  Seminerlerde buluşup tecrübelerini paylaşmakta…

ÖDÜLLERİ:
11 yaşında  Özel Çavuşoğlu Kolejindeyken katıldığı   Milliyet Liseler Arası Müzik Yarışmasında Okulu Türkiye 2.si olurken kendisi de İzzet Öz’ün elinden JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜNÜ aldı.

1 KİŞİLİK DEV KADRO ADLI KİTABIYLA:
 Bonnie Vie Dergisinden YILIN KİTABI
İstanbul Gelişim Üniversitesinin 8.sini düzenlediği Medya Ödülleri Yarışmasında öğrencilerin oylarıyla MESLEĞİNİN EN’LERİ DALINDA “YILIN KİTABI” ödülünü aldı.

2017 Yılında 9.ROFİFE KISA FİLM  FESTİVALİ FİLM KULÜBÜ ÖZEL ÖDÜLÜ YARIŞMASINDA  “Koruyucu Aile” temalı   çalışması ile EN İYİ KISA FİLM  ÖDÜLÜNÜ ALDI…


Etiketler: nermin ceri -hayat hikayesi -1 kişilik dev kadro -ajda pekkan -basın -menejerlik

Diğer Aktüel / Yaşam haberleri
Yorum Ekleyin
Üye Yorum
Gönder

Hava Durumu
http://www.yelpazeistanbul.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz.
haberyazilimi.com - Copyright