RTÜK son dönemin en çok izlenen dizilerinden biri olan Aşk-ı Memnu'ya
yine ceza verdi. Daha önce uzun öpüşme ve sevişme sahneleri nedeniyle
uyarı alan diziye, bu defa da yeğenin önce amcasının karısıyla sonra da sözde
kuzeniyle aşk yaşamasının Türk ahlaki ve ailevi yapısını zedelediği nedeniyle
ceza verildi. Peki eğer Aşk-ı Memnu Türk aile yapısına zarar veriyorsa neden bu
kadar seviliyor? Türk halkı bu dizide ne buluyor? Karakterlerin psikolojik
yapıları bize neleri gösteriyor? Cinsellik, aile ve evlilik konularında
halkımızı bilgilendirmeyi ve farkındalığı arttırmayı amaçlayan Cinsel
Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED); bu konuda çok çarpıcı bir basın açıklaması
yaptı.
Aşk-ı Memnu'daki aşk ödipal bir aşktır
Son dönemin popüler
dizilerinden Aşk-ı Memnu ile ilgili tartışmaların hiç dinmediğini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. A. Cem Keçe;
''Aşk-ı Memnu'da bir aile içersinde yaşanan aşk ilişkileri anlatılıyor.
Küçüklüğünde anne-babasını kaybetmiş sözde yeğenin, bir baba gibi kendisine kol
kanat geren ve onu büyüten amcasının karısı ile yasak aşk yaşaması, ancak daha
sonra bu aşkın ortaya çıkacağı korkusu ile kardeşi gibi gördüğü sözde kuzenine
evlenme teklif etmesi dizinin ana temasını oluşturuyor. Dizideki bu olayları
aslında dinamik psikolojide ödipal
kompleks olarak adlandırılan yapının ete kemiğe bürünmüş hali olarak da
değerlendirebiliriz. Yani Aşk-ı Memnu'da
yaşanan aşk, ödipal bir aşktır.'' dedi. Freud'un ortaya attığı bir kavram
olan ödipal’in Türk toplumunda çok yaygın olduğunu belirten Dr. Keçe; ''Aşk-ı Memnu dizisinde,
Behlül baba gibi gördüğü amca ile bilinçdışı olarak rekabet edebilmek amacı ile
onun karısı ile aşk yaşarken, bir yandan da yakalanma ve amca tarafından
cezalandırılma korkusu yaşıyor olabilir. Yine Bihter de babasını kaybetmiş ve
bundan anneyi sorumlu tutuyor, anneyi cezalandırmak istiyor ve bunun için
annenin hoşlandığı babası yaşındaki Adnan Beyle evlenmiş olabilir. Ayrıca Adnan
Bey de kızı yaşındaki bir kadınla evlenerek ters ödipal yaşıyor olabilir. Bu
durumlar aslında ödipal’e çok güzel birer örnektir. Yani Aşk-ı Memnu dizisinde yaşananlar Türk toplumunun bilinçdışı
fantezilerini aktüalize ediyor ve bu nedenle de ilgiyle izleniyor olabilir.”
dedi.
Ödipal’in sağlıklı atlatılamaması bir çok soruna yol açabilir
Ödipal’in sağlıklı
atlatılamamasının birçok soruna yol açabileceğinisöyleyen CİSED Genel Başkan
Yardımcısı Psk. Gülüm Bacanak; ''Freud'a göre
fobiler bilinç dışı çatışmalarla ilgilidir ve ödipal kompleks ile ilişkisi
vardır. Bastırılmış, bilinçdışına itilmiş bazı korkular yer değiştirerek
normalde kaygı yaratmayacak bir nesne veya duruma yöneltilir ve bu şekilde
fobiler gelişebilir. Daha iyi anlaşılmak için önce ödipal kompleksinin
ne olduğunu açıklamak gereklidir. Çocuk 3-5 yaş arasında ödipal
(fallik) denilen döneme girer, bu dönem aynı zamanda cinsel kimliğin
temellerinin de atıldığı evredir. Bu dönemde erkek çocuk erkek kimliğini fark eder ve erkekliğini hissedebilmek
için, sevginin ve hazzın kaynağı olan anneye bağlanır. Ancak annenin bir
eşi vardır, o da otorite ve gücün sembolü olan babadır. Bu evrede erkek çocuk
bilinçdışı olarak anneye sahip olma ve babayı öldürme fantezileri kurarken,
babayla rekabete girer ve onu kıskanır. Fakat baba tarafından hadım edilme korkusu nedeniyle bu
rekabet zamanla babayla özdeşime döner. Freud'a göre bu döneme saplanan
kişilerde aşağıdaki belirtiler görülebilir:
-Kız ya da erkek çocuğunun
yetişkin yaşamda anne babadan kopamayışı
veya bağımlı olmaları,
-Evlilik yaşamında eşi ile
rahat ve mutlu olamama veya anneye
babaya karşı aşırı düşkünlük gösterme,
-Ebeveynlerden ayrılma
ihtiyacı ve girişimi olunca aşırı suçluluk
duyma,
-Anne babalık rolleri
benimseyememe,
-Evlilik kararını
geciktirme, bir eş seçememe veya çok zorlanma,
-Cinsel ilişkiden kaçınma,
erken boşalma, iktidarsızlık,
vajinismus, cinsel soğukluk gibi cinsel işlev bozuklukları,
-Cinsel kimliğine karşı
güvensizlik, eşcinsellik veya cinsel kimlik sapmaları, vb.'' dedi.
Ödipal dönemi sağlıklı olarak atlatmanın koşulları nelerdir?
Ödipal’in
çözümlenebileceğini ve bu dönemin sağlıklı olarak da atlatılabileceğini
belirten CİSED Genel Sekreteri
Psikolojik Danışman Fatma Ayrık; “Ödipal dönemi sağlıklı olarak atlatmanın
bazı koşulları vardır. 3-5 yaş döneminde çocuğun kendi cinsinden olan
yetişkinle yani çocuk erkek ise baba ile, kız ise anne ile kaliteli vakit
geçirmesi, ebeveynin çocuğa iyi bir rol modeli olması, anne ile babanın
birbirine ev ortamında sevgi göstermesi ve çocuğun anne ile babanın birbirinin
eşi olduğunu anlaması gereklidir. Bu koşullar yerine geldiğinde, ödipal dönem
sağlıklı bir şekilde geçirilmiş olur.'' dedi.