BADER, Bahçeşehir’e sahip çıkmak için katılımınızı bekliyor...
Dergimizin Aralık 2009’da
ele aldığı ve kentin içinde yer alan arsada yapılması planlanan inşaatlarla
ilgili haberimizi tekrar yayınlıyoruz. Bahçeşehirliler’in
bu habere duyarsız kalmamasını, ortak sesimiz BADER’le (Bahçeşehirliler Derneği) Bahçeşehir’e sahip çıkacak fikir ve
projeler üretilmesi gerektiğine inanıyoruz. Unutmayalım ki birbirimizden
güç almadığımız sürece yanı başımızda olup bitenlere göz yummuş oluyor,
eleştirilerimizi de bir sonuca kavuşturamıyoruz.
Yelpaze Bahçeşehir Dergisi Haber Arşivi Mayıs 2008
Bahçeşehir içinde betona HAYIR!
Bahçeşehir ve çevresinde gün geçmiyor ki yeni bir inşaat
projesinin temelleri atılmasın. Bahçeşehir Belediyesi’nin yetki bende değil
Başbakanlıkta, TOKİ’de açıklamalarını dikkate alan bölge halkı, yanı başlarında
şehrin içinde yer alan projelere karşı huzursuzluk duyduklarını dile
getiriyorlar.
Son 3 yıl içerisinde Bahçeşehir ve çevresinde hızlı bir
yapılaşma ve imarlaşma gerçekleşti. Bölge halkı Bahçeşehir’in dışına doğru büyümesini sindirmiş olsa
dahi merkezinde yer alan imar
çalışmalarından ve bu projelerin bittikten sonra oluşturacağı şehir içi ulaşımı ve görsel kirliliğinden duydukları
endişelerini yayınımıza ileterek, kamuoyunu ve yetkilileri daha duyarlı olmaya
davet ediyorlar. Konu hakkında önümüzdeki sayılarımızda Bahçeşehirlilerin
çarpıcı tespitlerini de dile getireceğimiz yapılaşmanın, şuan için en dikkat
çekeni ise Bahçeşehir Valide Sultan Camii karşısında yer alan ve çevresi
ağaçlarla çevrili alan. Aldığımız bilgilere göre bu alanda bir alışveriş
merkezi ve rezidans yapılması planlanmakta. Yine aynı caminin yanı başında
geçtiğimiz günlerde başlayan hafriyat çalışmaları ile bu alana da çok katlı
apartman daireleri yapılacak. Ancak daha önceki sayılarımızda da belirttiğimiz
üzere gerek mevcut alışveriş merkezlerinin gereğinden fazla olması ve gerekse
beraberlerinde getirecekleri yükler düşünüldüğünde, şehrin içinde yeni bir
projenin yapılması uzun vadede Bahçeşehir yaşayanlarına faydadan çok zarar
getirecektir.
Yelpaze Bahçeşehir Dergisi Haber Arşivi Aralık 2009
Bahçeşehir Beton Şehir oluyor!
Başakşehir Belediye Meclisi’nin Aralık ayı oturumlarında CHP Grubu
TOKİ arsalarında yapılan gökdelenlere itiraz etti. CHP’li meclis üyesi Serdar
Bayraktar, oturumun başlangıcında verdiği sözlü önergede bu yapıların meclis
gündemine alınmasını istedi. Gökdelenlere itiraz eden CHP Grubunun verdiği
sözlü önerge oylandı ve AK Partili üyelerinin çoğunluğu ile gündeme alınması
reddedildi.
Bahçeşehir’de Karafırın altında bulunan parsellerde Bahçeşehir’in
yapılaşma ve
yoğunluğu ile uyumsuz yeni bir yapılaşmaya gidilecektir. Gül
Keleşoğlu grubunun projeyi yapacağı belirtilen haberlerde, burada içinde otel,
hastane, Alışveriş Merkezi,
42 katlı (150 metrelik) bir gökdelen, yüzlerce konut ve
yüzlerce işyerinin yapılacağı belirtilmekte. Altyapı bu yoğunluğu kaldıramaz. Meclis
oturumu sonrası görüşünü
aldığımız Başakşehir ve Büyükşehir Belediyesinin CHP’li
üyesi Serdar Bayraktar yaptığı açıklamada şunları söyledi;”Bilindiği gibi daha
önce Bahçeşehirimizin en merkezi yerinde Gölet Bölgesinde TOKİ arazisinde LOCA
ismi verilen bir yapı yapılmaya başlanmıştı.
Şimdide yine TOKİ arazisinde Luxist ismi verilen diğer bir
yapının inşa edileceğini öğrendik. Luxist 378.000 m2 inşaat alanıyla ne
bölgenin imar yapısı ve yoğunluğu ile uyumludur, ne
de yapıldığında hali hazır altyapı bu yoğunluğu
karşılayabilir”
Proje çevresel bütünlüğü
bozuyor
“TOKİ’nin internet sitesinden edindiğimiz bilgiye göre
Kaynak Geliştirme Projesi niteliğinde değerlendirilen bu proje için belirtilen
yüklenici; Gül- Keleşoğlu İnşaat & İfaş Yapı San. & Ar- Ke İnşaat &
2M İnşaat & Gül iş İnşaat Ortak Girişimi’dir. TOKİ sitesinden bu projenin
toplam bedelinin 547 milyon TL olduğu ve projenin 600 konutluk bir proje olduğu
anlaşılmaktadır” “Proje, düşük yoğunluklu ” villa tipi konut alanları ile gölet
rekreasyon
alanı arasında “duvar etkisi” yaratan boyutlardadır. Söz
konusu projede, yoğunluk artırımı,
emsal dışı sayılan bodrum katlar ve kat bahçeleri ile inşaat
yoğunluğunu maksimum düzeyde
arttırma, çevresel bütünlüğü bozma gibi kabul edilemez
birçok ihlal vardır.
İmar planı değişiklikleri; zaman içinde ortaya çıkan zorunlu
nedenler sonucu kamu yararı ilkesi doğrultusunda yani “kişinin ve toplumun
huzur ve refahını sağlama doğrultusunda”,
plan bütünlüğüne bağlı kalınarak ana plan kararlarına uyumlu
bir şekilde yapılmak zorundadır”