03.12.2015 00:20

İstanbul'un 2.tarihi yarımadası Antik BATHONEA Liman Kenti


Küçükçekmece Gölü havzasında 5 yıldır devam eden "Bathonea" kazıları, milattan önce 2 bine ait izleri ortaya çıkararak İstanbul'un tarihi kronolojisindeki boşlukları dolduruyor. Bahçeşehirliler Derneği ve Yelpaze İstanbul Yayın Grubunun Bahçeşehir BADER lokalinde ağırladığı kazı heyeti, çalışmalarından çıkan bilgi ve tarihi mirasımız Antik BATHONEA Liman Kentini bölge halkıyla buluşturdu.

Bahçeşehirliler Derneği (BADER) merkezinde 02 Aralık 2015 tarihinde gerçekleşen "BATHONEA" tanıtım toplantısına, Kazı Başkanı Doç.Dr. Şengül Aydıngün ve kazı ekibinden Başkan Yardımcısı Arkeolog Dr.Şeniz Atik, Kazı Koordinatörü Haldun Aydıngün, Kültür Bakanlığı Temsilcisi Elif Kavas, Kazı Denizcilik İşleri Danışmanı Kaptan Oğuz Cebeci bilgilendirme amaçlı katılırken, etkinliğin ev sahipliğini BADER Başkanı Uğur Barış Karabulut, BADER Genel Sekreteri Veli Eren, ADD Bahçeşehir Başkanı Serdar Bayraktar, ÇYDD Bahçeşehir Başkanı Deniz Bayraktar ve duyarlı bölge sakinleri gerçekleştirdiler.  Kazı Başkanı Doç.Dr. Şengül Aydıngün'ün slayt gösterimi eşliğinde gerçekleştirdiği sunum ve bilgilendirme, Bahçeşehir, Ispartakule, Avcılar ve Küçükçekmece'nin  İstanbul'un 2.tarihi yarımadası olduğunu gözler önüne serdi.


Kazı başkanı Doç. Dr. Şengül Aydıngün'ün anlatımıyla "Bathonea"

"2009'da başlanan kazılarda ilk yıllarda genel bir temizlik, araştırma, haritalandırma ve jeofizik çalışmaları yapıldı, 2011-2012'den itibaren kazmaya başlanıldı. Gölün Avcılar kıyılarında yapılan ilk kazılarda ortaya çıkan antik limanlar ve deniz feneriyle bölgenin büyük bir liman olduğu anlaşılmakta. Kıyılarda ise duvarlar, denize inen büyük yollar, caddeler ve rıhtımlar var.

  Zamanla büyük yapılar, meydanlar, kilise ve saray kompleksinin belirginleştiğini tespit ettik, damgalı ve üzerinde Konstantin ve Konstans gibi isimler yazılı tuğlalardan inşa edilen büyük bir sarnıca ulaştık. Bunun İstanbul'a adını veren imparator Konstantin döneminden kaldığını düşünüyoruz. Milattan önce 2'inci binin başlarına, erken Hitit dönemine ait heykelcikleri bulunca çok heyecanlandık. Ardından onları destekleyen seramik parçalarının ortaya çıktığını, "Erken Hitit dönemine ait buluntularla birlikte çağdaş Kıbrıs seramiklerinin de küçük parçalar halinde gelmeye başladığını gördük. Buradan da şunu düşünüyoruz, milattan önce 2. binin başlarında İstanbul aslında düşünüldüğünden daha hareketli bir yaşama sahipti. 2. binin başlarından itibaren uluslararası deniz ticareti izlerini görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda çıkacak veriler bunu daha da netleştirecek. Bugüne kadar pek çok üniversite, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Polonya ekiplerin katıldığı kazılarda bu yıl 100'ü aşkın kişinin görev yaptı, kazıya sadece arkeolog değil, mimarlar, jeologlar, deniz bilimcileri, antropologlar, jeofizikçiler gibi her konunun uzmanını davet ettik.


 

İstanbul'un 2.tarihi yarımadası BATHONEA

 

 Kazı Başkanı Doç.Dr. Şengül Aydıngün bu yıl çalışmaların kazı alanında değil laboratuarda yoğunlaştığını dile getirirken, "Parçaların bütünleme çalışmaları yapıldı. Her malzemenin tek tek değerlendirmesi devam ediyor. Yıl sonuna kadar bu sürecek. Yaklaşık 50 bin parça seramiğimiz var. Bunlar kutularda birleşmesi için bekliyor. İstanbul Arkeoloji Müzesine teslim ettiğimiz birkaç bini bulmuştur" dedi.

 

Aydıngün "Kazılarda ele geçen parçalar sayesinde İstanbul'un tarihinin kronolojideki boşluklarını doldurmaya başladık. Yenikapı, daha önceki Fikirtepe ve Pendik gibi kazılarda İstanbul'un neolitik dönemini biliyorduk. MÖ 6 binli yıllar, günümüzden 8 bin 8 bin 500 öncesini biliyorduk. Ama bunun ara dönemi yoktu. Günümüze daha yakın olan dönemler yoktu. Yani, hiç mi erken Tunç Çağı yoktu? MÖ 2. binde Hititlerin yaşadığı dönemde İstanbul hiç bilinmiyor muydu? Bunlar eksikti. Galiba bu dönemle ilgili ilk bilgiler bizim kazılarımızdan geliyor. Bu da bilim dünyasında heyecan yaratmaya başladı. Kentin kıyı şeridinde deniz seviyesinin değiştiğini görüyoruz. Marmara Denizi'nin bir dönem göl, bir dönem deniz olduğuna dair işaretler var. Roma ve geç Roma döneminden kalan yüzeydeki buluntulara göre Bathonea'nın 5-10 bin kişilik bir şehir olduğunu söyleyebiliriz."



 

Tarihimiz ve kültür turizmi adına Türkiye, İstanbul ve bölgemiz için altın değerinde bir mirasa sahibiz

 

Kazılarda günümüzden 8 bin, 8 bin 500 yıl öncesine ait izler bulunduğunu dile getiren Aydıngün, kazı çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri verdi:

 "Biz seviye seviye indik. Her dönemin ayrı bir bilgisi geliyor. Buranın giderek ciddi bilgiler vereceği belli. Kazdıkça kazılır, alan çok büyük. 4 kilometreye 1,5 kilometre uzunluğunda bir alandan söz ediyoruz. Gölün bütün kıyılarında yapılaşma izleri var. Efes, Bergama, Troya kazıları ve Alacahöyük 100 yıl, Kültepe kazıları 60 yılı geçti. Burası da çok uzun yıl sürecek. Birkaç nesil görecek. Benim yetiştirdiğim öğrenciler ve onların yetiştirdikleri kazı yapmayı sürdürecek."

 Aydıngün, Küçükçekmece Gölü çok kirli olduğu için su altında bir çalışma yapılmadığını belirterek, "Suyun yüzde 90'ında kanalizasyon, nükleer ve sanayi atığı var. Görüntü net değil. Su altı ekibimiz de fazla çalışma yapamadı. Belki Yenikapı'daki gibi batık olabilir. Çünkü gölün hemen kıyısında çok fazla  kırık dökük çanak çömlek parçaları buluyoruz. Roma döneminden kalma seramik parçaları var. Bu da deniz ticareti olduğunu gösteriyor. Göl temizlendiğinde belli olacak" dedi.

 

 

 

 

"BATHONEA ANTİK LİMAN KENTİ" gönüllüleri ortak bir platform kurmayı hedefliyor

 Sunum sonrası gerçekleşen soru cevap bölümünde katılımcıların edindiği bilgiler ışığında heyecanları kayda değerdi. Ülkemiz, İstanbul ve bölgemize değer katacağı apaçık ortada olan tarihi mirasımız, belki de duyarlı halkımızın da sahip çıkmasıyla İstanbul 2'nci bir tarihi yarımadaya kavuşacak. Toplantıya katılan tarihe ve tarihi eserlere ilgi duyan katılımcılar,  Türkiye'nin en büyük ihtiyacının kültür turizmi olduğunu ve bu mirasımıza sahip çıkarak, tanıtımı konusunda ellerinden geleni yapacaklarını belirttiler. Sosyal medyayla başlanılacak bilgilendirmelere, kamu yönetimlerinin desteği de istenecek. Bahçeşehirliler Derneği Başkanı Uğur Barış Karabulut'ta " Kurulacak platformda gerek derneğimiz ve gerekse yayın grubumuz elinden gelen desteği verecektir. Aklın yolu bir, bu kültür mirasımıza sahip çıkmak top yekün hepimizin görevi. Bu miras sadece tarihi aydınlatmakla kalmayacak, İstanbul ve bölgemize kültürel zenginlik katacaktır. Bu kültürel zenginlik beraberinde kaliteyi getirecek ve bölgemizin ruhunu yarınlara taşıyacak. Şehrimizin marka kimliğine de değer katacağından dolayı Avcılar, Küçükçekmece ve Başakşehir belediye başkanlarının destekleri çok önemli. Kısır çekişmeleri bir kenara bırakıp bu değerimizi turizme kazandırmalıyız. Bugüne dek başta Kazı Başkanımız Sayın Doç.Dr. Şengül Aydıngün başta olmak üzere bu mirası bizlere kazandıran, emek veren tüm ekibe sonsuz teşekkürler ederiz. İyi ki sizler varsınız ve iyi ki pes etmeden çalışmalarınıza devam ediyorsunuz. Kültür Bakanlığımıza da ayrıca kazıların en başından buyana destekleri için minnettarız." dedi.

 Detaylı bilgi için: www.bathonea.org

 YİHA(Yelpaze İstanbul Haber Ajansı)

Yelpaze İstanbul