Maltepe Üniversitesi Kanser ve Kök Hücre Araştırma Merkezi (MÜKKAM) karaciğer kanserinin erken teşhis ve tedavisinde yapay zekâ kullanarak geliştirdiği yazılımla tarihe geçmeye hazırlanıyor. İki yıl içerisinde tamamlanması planlanan çalışmalar sona erdiğinde dünyada ilk kez karaciğer kanserinin teşhis, takip ve tedavisini yapay zekâ yapacak.

Maltepe Üniversitesi Kanser ve Kök Hücre Araştırma Merkezi

(MÜKKAM) bilim insanlarındankurduğu özel bir ekiple karaciğerdeki kanserli hücrelerin yapısal ve fonksiyonel değişimlerini araştırıyor ve bu hücrelere ilişkin tedaviyi kodlayan bir yazılım geliştiriyor. Çalışmaların ilk verileri, karaciğer kanseri tanı ve tedavisinde umut olacak olumlu sonuçlar verdi.

Dünyada ilk kez karaciğer kanseri tedavisinde uygulanacak yöntemle ilgili bilgi veren Maltepe Üniversitesi Kanser ve Kök Hücre Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ranan Gülhan Aktaş, çeşitli üniversitelerden onkolog, biyolog, genetikçi, bilgisayar mühendisi, uzman ve öğrencilerin yer aldığı büyük bir ekibin projeye dahil edildiğini söyledi. 2014 yılında kurulan MÜKKAM’da beş yıldır karaciğer kanseri hücreleriyle ilgili çalışmalar yaptıklarını anlatan Prof. Aktaş, “Karaciğer kanseri erken tanı ve tedavisinde önemli olabilecek biyo belirteçleri araştırıyoruz. Sonuçları, tedavinin belirlenmesinde ve hastanın takibinde rehber olabilecek bir yazılıma dönüştürmek üzereyiz” dedi.

Maltepe Üniversitesi Kanser ve Kök Hücre Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ranan Gülhan Aktaş

ABD’de bazı hastalıklarda yapay zekânın kullanılmaya başlandığını, özelikle deri kanseri konusunda geliştirilen yazılımla yüzde 84 oranında doğru tanı konulabildiğini anlatan Prof. Aktaş, akciğer kanseriyle ilgili çalışmaların da olduğunu; ancak karaciğer kanseriyle ilgili çalışmaların sınırlı olması nedeniyle bu alanda özel olarak eyleme geçtiklerini vurgulayarak, projeye Türk Karaciğer Vakfı, Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı ile TÜBİTAK’ın destek verdiğini belirtti. Yapılan araştırmalarda 2030’lu yıllarda her üç kişiden birinin kanser hastası olacağının hesaplandığına dikkat çeken Prof. Aktaş, bu nedenle yaptıkları çalışmaların büyük önem taşıdığını ve bir bilim insanı olarak kendisini çok heyecanlandırdığını dile getirdi.

HÜCRELER MERCEK ALTINDA!

Kanserin oluşumunda önemi saptanmış 84 geni incelediklerini, bu süreçte kanserli hücrelerindavranış ve değişimini takip ettiklerini anlatan Prof. Aktaş, “Salgılarındaki değişimi, proteinleri, hücrelerin yağ salgılayıp salgılamadıklarını inceliyoruz. Çok yönlü sayısal veri elde ediyoruz. Söz konusu veri tabanından yola çıkarak değişimler arasındaki ilişkileri formüle ediyoruz. Tüm bu sonuçları bir yazılıma dönüştürüyoruz. Karaciğer kanserinde böyle bir yazılım henüz dünyada yok” dedi.

Geliştirilen yazılımla kişiye özgü tedavilerin de sistem tarafından oluşturulacağını dile getiren Aktaş, kanserin her vücutta farklı seyretmesi nedeniyle kişiye özgü tedavinin kanseri yenmede en kritik mesele oluğunu belirterek, “Geliştirdiğimiz yöntemin ana hedefi kişiye özel tedavi modellerinioluşturarak, hastaya uygun bir tedaviyi önermektir” dedi.

Prof. Aktaş, çalışmayla karaciğer kanserinde erken tanıyı sağlamayı da hedeflediklerini söyleyerek, istatistiksel olarak anlamlı verilere ulaştıklarını, şu anda doğrulamaların yapıldığını anlattı. Çok farklı kanser türleri olduğunu, ancak tüm kanserlerin oluşumunda bazı ortak özelliklerbulunduğuna dikkat çeken Prof. Aktaş, elde ettikleri verilerde ortak özelliklerdeki değişime ait verilerin de ortaya konduğunu, bu verilerin gelecekte farklı kanser türlerinin tanı ve tedavisine de yardımcı olacağını söyledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir