Neden Başakşehir?

Başakşehir İstanbul’un 39 ilçesinden 450 bine yaklaşan nüfusu, kentleşme alanları, sosyo ekonomik ve kültürel farklılıkları ile 10 yıla yaklaşan yeni bir ilçesi. Türkiye mozaiğini yansıtan bu kentte iktidar ve muhalefetin siyasi hamleleri bir yana özelikle son yapılan İstanbul Belediye Başkanlığı seçimleri ile ana muhalefet partisi CHP’nin başarı ve başarısızlık tablosu daha da dikkat çekiyor bu kentte.

Başakşehir Ak Partinin kalesi mi?

Bu soruya cevap vermek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde KİPTAŞ’la kurguladığı kentin ilk yıllarına dönmek gerekiyor. O yıllarda İkitelli, Başakşehir, Başak Mahallerini kapsayan semtler Esenler İlçe sınırlarında kalıyordu. 2009 yılında Belde Belediyelerinin kapatılması ve yeni ilçeler kurulması adına çıkartılan yasa gereği, üzülerek, Türkiye siyasetinde iktidarların birçoğunun yıllar yılı başvurdukları, seçmen oy tablolarını dikkate alarak kurguladıkları, seçmenin siyasi tercihi dışında hiçbir kriter dikkate almaksızın ve seçmene sorulmaksızın yeni ilçe haritaları oluşturmalarıydı. Oysa gelişmiş ülkelerde bir kent, yeni bir ilçe kurgulanırken, bölgenin demografik yapısı, geçmişi, sosyo ekonomik ve kültürel değerleri, yaşam alışkanlıkları, tercihleri sorgulanıyor, yeni bir ilçe olduğunda o ilçenin ekonomisinden yaşayan halkın mutluluğuna kadar birçok detay dikkate alınıyordu.  Kısacası iktidar sahipleri, belediye ilçe sayısını İstanbul’da korumak, arttırmak adına bölgede yaşayan halkın anayasal hakkı olan referanduma dahi ihtiyaç duymadan masa başında “hormonlu, dizayn” ilçeler inşa ettiler.

İşte Başakşehir’de 2009 yılında Esenler’den ayrılarak “Başakşehir, Başak, Kayabaşı, Şamlar, Güvercintepe, Şahintepe, Ziya Gökalp, Altınşehir, Bahçeşehir 1 ve 2.Kısım” olmak üzere 10 mahalleden kurgulandı. Kurgulandı diyoruz çünkü; Bir ilçe düşünün ki bir mahallesinden diğer mahallesine geçerken arada 2 farklı ilçe belediyesi sınırlarından geçsin.( Avcılar-Küçükçekmece).

Bir ilçe düşünün ki; Yaşayanları mahalli yönetimine ulaşmak adına (Kaymakamlık, ilçe emniyet, belediye vb…) gidiş-geliş 34 km yol kat etsin, kendi ilçe sınırında şehir içine dönen otoban trafiği felç olsun ama yine de 8-9 km kullanılan yol için yıllar yılı gişe bedeli ödesin.  (Mahmutbey Gişeleri)

Kurgulandı diyoruz çünkü; Bir siyaset düşünün ki sırf belediyeyi kazanmak adına bir belde belediyesini kapatarak sadece o bölgenin yaşayanlarını hiçe saymasın, o bölgenin konut değerlerini de %25-30 aşağı çekmiş olsun.

Kurgulandı diyoruz çünkü; Kendisine düşük oranda oy veren siyasi seçmeni nüfusu yoğun çok oy aldığı mahallelerinin içerisine katarak eritmiş olmasın. 

 İşte burada dikkat çekilmesi gereken bir semt var ki o da Bahçeşehir. Bahçeşehir Türkiye’de örnek uydu kent olarak 90’lı yıllarda planlanmış, Habitat, Avrupa Şeref Bayrağı, Kentsel Tasarım ödüllerine sahip “Bahçeşehir Belde Belediyesi” olarak öne çıkıyordu. 2009 yılında çıkan yasaya Bahçeşehirliler Derneği (BADER) ve bölge halkı 25.000 imza toplayarak itiraz etmişti, Bahçeşehir’in belediye statüsünden mahalle statüsüne düşürülmesini kabullenememişti. Hatta o yıllarda yasaya itiraz hakkı muhalefet partilerine tanındığı için bu itirazlarını Ankara’da CHP ve MHP merkezlerine iletmişler, CHP süreci davaya taşısa da bir sonuç alamamıştı.

Bir diğer taraftan okurlarımızın Başakşehir’e dair siyasal tercihler adına daha doğru analiz yapmaları adına bölge halkının sosyal ve ekonomik verilerine de yer vermek istiyoruz. Başakşehir bu açıdan da Türkiye mozağinin aslında bir aynası niteliğinde. 3 farklı bölgeye de ayrılabilecek nüfusunun Başakşehir’e oranı %50’nin üzerinde kalan Başakşehir-Başak-Kayabaşı mahallelerinde, mütedeyyin, ki bu nüfusun içerisinde kısmen de olsa aşırı dinci, tarikat mensupları da yer alıyor. Eğitim düzeyi ortalaması orta, ilk ve yüksekokul ağırlıklı. Bu mahallelerde ekonomik gelir açısından ağırlıkta orta, üst gelir grubu esnaf, işletme sahibi, beyaz yaka ve yüksek oranda memur nüfus yaşamakta. Son on yılda genel ve yerel seçimlerin sonuçlarına bakıldığında seçmenin siyasi tercihi %50-60 Ak Partiye oy verirken, CHP, MHP, HDP, Saadet ve son seçimlerden itibaren de İYİ parti kalan yüzdeleri paylaşıyorlar.

Orta mahalle olarak Güvercintepe-Şahintepe-Altınşehir aslında bölgenin kamusal hizmetler adına yıllar yılı en mahrum bırakılan mahalleleri. 70’li-80’li yıllarda İstanbul’un “Taşı Toprağı Altın” klişesine aldanıp özelikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan bir umut köylerini terk edip İstanbul’a göç eden halkımızın yaşadığı mahalleler. O yıllarda oy uğruna siyasilerin mağdur ettiği, “gecekondu” olarak inşa edilen ve edilmesine müsaade edildiği mahalleler. Bugün gelinen noktada hala acaba evimi ne zaman elimden alırlar korkusu yaşayan bir halk. Farklı etnik, inanç ve kültürleri bir arada barındıran bu mahallelerde gelir düzeyi düşük ve genelde hizmet sektöründe çalışan, işçi bir nüfusu içerisinde barındırıyor. Eğitim düzeyi ilk ve orta. Siyasi tercihlerinde yine son 10 yılda %30-45 bandında AKP, %18-28 HDP, %16-30 CHP sonrasında da MHP, Saadet ve son yıllarda da İyi Parti yer alıyor.  Başakşehir geneline kıyaslandığında bu mahallelerin toplam nüfusa oranı %20-25.

Bahçeşehir mahallelerinde nüfus gelir düzeyi ilk kurulduğu yıllara oranla son yıllarda düşme gösterse de yinede Türkiye ortalamasının üstünde. Sanayici, işveren, beyaz yaka çalışanlar hakim nüfusun geneline. Eğitim düzeyi ortalaması ağırlıkta yüksekokul ve orta. Atatürkçü, Cumhuriyetçi-Laik değerlerin baskın olduğu, farklı inançları içerisine alan, kültürel mozaği benzer, kısmen muhafazakar bir halka sahip. Siyasi tercihlerinde yine son 10 yılda %60-65 bandında CHP, %15-23 AKP, %10-15 HDP, sonrasında da MHP, Saadet ve son yıllarda da İyi Parti yer alıyor.  Başakşehir geneline kıyaslandığında bu mahallelerin toplam nüfusa oranı %20-25.

Başakşehir’de Siyaset Üzerine yazı dizimizin devamında Başakşehir Cumhuriyet Halk Partisi’nin delegasyon seçimlerini ve İlçe kongresine giden süreçleri tüm ayrıntıları ile sizlerle paylaşacağız.

Yelpaze İstanbul

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir