BADER Basın Bülteni

Kamuoyunun Bilgisine;

30.06.2020 tarihli 2020/1000 nolu İstanbul 5.İdare Mahkemesinde, 15.12.2020 tarihli 2020/1947 nolu İstanbul 10.İdare Mahkemesi’nde Kanal İstanbul Projesi ÇED Raporu ve imar planlarına yönelik Bahçeşehirliler Derneği (BADER) ve ayrıca dernek yöneticilerimizin İstanbul’da çevrecilerle birlikte açtıkları dava sürecinde yeni bir gelişme yaşanmıştır. Mahkeme tarafından bilirkişi heyetine Yıldız Teknik Üniversitesi akademisyenleri arasından seçilen bir bilim insanı mahkemeye projenin seyrini değiştirecek beyanlarda bulunmuş ve bilirkişilik görevinden affını talep etmiştir.

Söz konusu beyanda; Karayolları İstanbul Bölge Müdürlüğünden bir kişiyle birlikte özel bir firma yetkilisinin söz konusu isimle irtibata geçerek Kanal İstanbul Projesini anlattıkları ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile birlikte iki tane de Vakıf Üniversitesi olmak üzere dört üniversiteden teknik rapor almak istediklerini belirttikleri; kendilerinden talep edilenin Karayolları Bölge Müdürlüğü’nün topoğrafyaya göre kabaca ve yaklaşık olarak belirlediği dört güzergahtan hidrolojik ve çevresel etkilerinin en az olacağı güzergahın tespit edilmesi olduğu ifade edilmiştir. Ardından, raporun kendilerince hazırlandığı ancak raporun yetkililerce uygun bulunmadığı ve yeniden düzenlenilmesi talebinde bulunulduğu belirtilmiştir. Buna karşın ise kendilerinin bunun bilimsel rapor olduğunu ifade ettikleri ve söz konusu düzenlemeyi kabul etmedikleri söylenmiştir.

Yine aynı beyanda, kendisinin yazmış olduğu raporun İTÜ’de deşifre edildiği ve görüşü ile ilgili olarak açık ve üstü kapalı tehditler aldığı anlatılmıştır. Devamında, söz konusu ismin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Mūdürlüğü’nün Barbaros Bulvarındaki binasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkililerinin katılımıyla İTÜ’deki diğer hocalarla birlikte gayri resmi bir toplantıya çağrıldığı, bu toplantıda kendilerinden güzergahla ilgili çekincelerini detaylıca incelemelerinin ve tekrar değerlendirmelerinin talep edildiği; buna karşın kendisinin çalışmadan ayrıldığı, İTÜ’deki akademik grubun ise bu istek doğrultusunda çalışmalarına devam ettiği belirtilmiştir.

TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu’nun kamuoyu ile paylaştığı “Kanal İstanbul Projesi ÇED sürecinin derhal sona erdirilmesi ve projeye karşı açılan tüm davaların akabinde düşürülmesi gerekmektedir. Yönlendirilmiş ve bilimsel olmayan verilerle bezenmiş ÇED Raporu, süreci baştan hatalı kılmaktadır ve süreç yok hükmündedir.

Bir kez daha ifade ediyoruz: Kanal İstanbul projesinin ÇED süreci hukuka, bilimsel ve teknik esaslara aykırı yürütülmüştür ve bu süreç neticesinde hazırlanan ÇED raporu hatalıdır. Bu durum, projenin yol açacağı çevresel tahribatı ve bu tahribatın telafisini imkânsız kılmaktadır. Projeye, yönlendirilmiş ve gerçeği yansıtmayan görüş bildiren akademisyenlerin meslek etiği mutlaka sorgulanmalı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kamu kuruluşları üzerlerindeki şaibeyi kaldıracak adımı atarak bu projeyi iptal etmelidir.

Topluma karşı duymuş olduğumuz sorumluluk gereği tüm gerçekleri kamuoyuyla paylaşmayı bir borç bilir, halkımızın kenti ve ülkesi hakkında söz hakkı talep ederek sürece dahil olmasını temenni ederiz. Projeye karşı itirazlarını dile getiren yüzbinlerce insan adına: meslek etiğini göz ardı etmeyen, tüm baskı ve tehditlere karşın bilimsel olanda ısrar eden ve yaşadığı süreci açık yüreklilikle dile getiren hocamıza ayrıca teşekkür ediyoruz.” Açıklamasına bizlerde sonuna kadar katılıyoruz.

Saygılarımızla,

Bahçeşehirliler Derneği (BADER)

Bir Cevap Yazın